Modern Şiir Neden Anlaşılmıyor| Bünyamin Yıldırım Yazdı.

Batı’da modernist şiir denildiğinde akla gelen isimlerden biri olan T. S. Eliot, “Çorak Ülke” adlı kitabında parçalanmış bir dünyadan kalanların dilini kurar. Aynı şekilde Ezra Pound, şiiri bir imge yoğunluğu ve kültürel göndermeler ağı hâline getirerek okuru metnin içine davet eder ama bu davet bir misafirlik değildir. Türk şiirinde ise Ahmet Haşim’in “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar”ındaki, “Şairin lisanı ‘nesir’ gibi anlaşılmak için değil fakat duyulmak üzere vücut bulmuş, mûsikî ile söz arasında, sözden ziyade mûsikîye yakın mutavassıt bir lisandır” diyerek kapalılık vurgusunu, şiirin anlamdan çok sezgiye yaslanması gerektiğini savunur. Daha sonra “Balad”ın şairi İlhan Berk, dili neredeyse başlı başına bir varlık alanı olarak sözcükleri alışıldık bağlamlarından koparır. Bu isimler, yalnızca yeni bir şiir yazmamış, yeni bir okuma biçimi de talep etmişlerdir.

Modern şiirin anlaşılmamasının bir nedeni, dilin işlevinin değişmesidir.

Devam

Yapay Zeka Şiir Yazabilir Mi?|M. Sadi Karademir

Hakikatin özüne, hangi şair tek başına düşünerek yaklaşabilmiştir? Şiir, bilimsel bilgiden ziyade, duyumsal ve sezgisel bir özellik taşır. İyi bir şiirde her kelimenin kendi başına yeni bir ruhu da vardır. Yapay zekânın, kelimeye ve mısraya güzel, yeni, çarpıcı bir anlam üfürecek bir nefesi yoktur.

Devam

Elemin Romantizmi: Marya|Hüseyin Ersavaş

Bir başkası için güzellik kaynağı olan, güzel olması yönüyle sevdiğini hatırlatabilecek her nesne şiir öznesi için elem vericidir. Yıldızlar, su, okyanus, yeryüzü… Çevresindeki her şey özneyi kahretmektedir. Öznenin nazarıyla yıldızlar hoyrattır, ay basit bir asma fenerdir, liman nankördür. Sadece bulunduğu mekana, şehire yabancı değil, Marya’nın bulunmadığı her yere, denize, göğe de yabancıdır. Bu yabancılık hali geçici bir durum da değildir, Marya baharda geleceğini söylemesine rağmen gelmemiştir ve gelmeyecektir.

Devam

Toplum Neden Şiire İhtiyaç Duyar| Bünyamin Yıldırım

Toplumların kendi tarihi ve her tarihin de kendi destanı vardır. İşte şiir, destanların sayfalarına nakşedilmiş sessiz bir mürekkeptir. T.S. Eliot Denemeler’de şiirin toplumsal, törel, siyasal ve dinsel gibi boyutlarının olduğunu ve şairin şiirinin, zamanı geçmesine rağmen hâlâ diri kalması gerektiğini savunur. Toplumun hafızası sıradan cümlelerle değil, tekrarlı ritimler ve metaforlarla örülüdür.

Devam

“Bir Düşü Uyandırmak -Şiir Konuşmaları-” Başlıyor

Sosyal-buluşçu şiir önerisiyle Türk şiirine yeni bir kapı aralayan Şair M. Sadi Karademir, “Bir Düşü Uyandırmak” şiir konuşmaları programıyla, kültür sanat sezonu boyunca Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şubesi’nde şiirseverlerle bir araya gelecek! Şiirin esaslı meseleleri üzerine düzenlenecek olan program aylık periyotlarla gerçekleşecek. Her ay yeni bir temayla edebiyatseverlerle buluşacak olan Karademir, şiirin giderek yok sayılıp unutturulmaya çalışıldığı bir edebiyat ortamında, tüm gençleri hayata şiirin penceresinden bakmaya davet ediyor.

Devam

HİÇ SANMADIĞIN GİBİDİR -Roman Mı, Şiir Mi?-| M. Sadi Karademir

• Romancı hayat tabletinin üzerindeki resimde parmak uçlarını aça aça detaylara zoomlarken, şair hayatın tüm fotoğraflarını parmak uçlarının kapata kapata küçültür. Ve sonunda şunu söyler: “sizin gerçek diye sandığınız şey bu ufalan resimlerden de kat kat küçüktür.”

Devam