Tanpınar Okumaları: Psikolojik Mesafe| Büşra Can

Tanpınar, kendi imgelerini bir iç tutarlılıkla ortaya koyarken acaba kendi içinde bir mazmun yaratımı mı yaptı yoksa bu başka bağlamda değerlendirilmesi gereken bir konu mu? Tanpınar kendi sözcükleriyle sanki bir harita çizmiş gibidir. Bu harita kendi evrenini adeta canlı bir organizma kılar. Sözcükler türlü muhteva ve şekillere bürünür, birbirinden beslenir ve bir akış halindedir. Geçmiş, anda yeniden kurgulanır, yeniden üretilir ve her bir üretim yeni olmakla birlikte aynı anda geçmişe de aittir. Tanpınar’ın kelimelerinin mazmundan farkı, işte bu akışla ilgili.

Devam

Amerikan Rüyasının Sonu: Muhteşem Gatsby| Beyza Nur Küçükuysal

20. yüzyılın en büyük Amerikan yazarlarından biri olan F. Scott Fitzgerald’ın 1925 yılında yayımlanan ve şu an başyapıtı olarak kabul edilen eseri Muhteşem Gatsby; yalnızca tutkulu bir aşkın hikayesi değil, aynı zamanda 1920’ler Amerika’sında doğan Caz Çağı’nın ihtişamı ve aşırılığı altında yatan yozlaşmayı çarpıcı bir üslupla anlatarak topluma eleştirel bir bakış açısı sunan bir eserdir. Günümüzde hala inanılmaya devam edilen Amerikan Rüyası’nın vaatlerinin ardındaki hayal kırıklıklarını göz önüne sererek edebiyat okurlarını etkilemeyi sürdürüyor.

Devam