Sayın Yeni Dünya, Kasaya Lütfen! (Hikaye)| M. Sadi Karademir
Kırk beş yıldır ayakta -hiç oturmadan- duran benim gibi biri için zaman oldukça anlamsız bir şekilde akıyor. Dünyaya kazık çakmadım, aksine insanlar beni vitrinlerine bir kazık gibi çaktılar.
Çok olmadı buraya geleli, olsa olsa on yıl. Ve bu on yıl da ömrü kimine göre 400 yıl, kimine göre bin yıl olarak sayılan benim gibi biri için oldukça anlamsız bir süre. Fabrikadan üryan getirdiler beni buraya. Oramı buramı da örtmedi hayvan herifler. Kadınlara biraz daha töleranslılar sanıyorum bu konuda. Benim diğer arkadaşlardan farkım var tabi, ben şu insan denen canlı varlığa onlardan çok daha fazla kafa yoruyorum. Ama derdimi anlatamıyorum kimseye. E çünkü ağzım sonsuza kadar kapalı.
Devam