Açık Beyaz
Bak dalından topluyor bakışlarım geceyi
Hâlâ biraz masumuz, gözlerini kaçırma.
Bak dalından topluyor bakışlarım geceyi
Hâlâ biraz masumuz, gözlerini kaçırma.
Çünkü en nihayetinde şiir, yücelerde dolaşma sanatıdır. Derin reddedişten çoğalma: reddi dünya, reddi teslim, reddi sistem, reddi müsamaha. Bambaşka akılların çeşitlendiği yerde olur bu reddediş. Kapasa da gözlerini, tıkasa da kulaklarını, dokundurmaz olsa da ellerini; tarifi zor ızdırapların ‘sihirli dokunuşla’ damıtılmasıyla; duyar, görür, hisseder olguyu. Sinmenin ve sönümlemenin rafa kalktığı bir mekâna evrilir şiirini yazarken şairin iç dünyası. İlhamıyla, iddiasıyla, ruhuyla, usta dokunuşlarıyla yıkar, yerle bir eder, asla başa çıkılmaz. Çünkü şiir uslu durmaz, şair usu susturmaz.
DevamSana söyleyecek büyük yalanlarım yok
Ey sütten kesilmiş hayat, yüzüme bak!…..
Sözüm iyi kötü geçiyordu boşluğa
Oysa sakalım ve sevgilim yoktu….
Irmakları dökülüyor gençliğimin, dökülsün.
Ne hazin bu gün ateş, oysa yarın bir külsün
Diyip sustu sükûnet giydiren boyunduruk
Alınyazısını kötü bitiren bir sonbahar
Kalkıp gideceğim buradan, gölgeler soğuk….
Şiir bitti diyorlar, bitmeyecek efendi!
Ben Şirazi’den sonra bilmem kaçıncı Sadi….
Çınardaki papağan bilmez, bir yanım mahcup
Bir yanım hâlâ 14, kayık kepli o çocuk,
Kalksam, kapına gelsem, sarılır mısın yarın
Ne güzeldin Kuleli, ne güzeldi kolların….