Aşka ve Şiire Çıkaran Teatral Bir Yolculuk: Aşk Biter Mi

Şiirin ve sanatın hayatımızdan eksikliğini hızla hissettirdiği zamanlarda, Türk tiyatrosu gerek telif gerekse çeviri eserlerle, edebiyat eserlerini oyunlarla canlı tutmayı sürdürüyor. Serhat Yiğitoğlu’nun yazdığı ve Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği sevilen oyun Aşk Biter Mi de Türk tiyatrosunun son yıllardaki en önemli telif hediyelerinden biri oldu sanatseverlere.  Gösterime girdiği Eylül 2024’ten günümüze kadar, kapalı gişe oynayan Aşk Biter Mi, 2026 yılında da gösterime tüm hızıyla devam ediyor. Başrollerini Kerem Alışık ve Evrim Alasya’nın üstlendiği tek perdelik oyun, Türkiye’de ve yurtdışında ilgiyle izlenmeye devam ediyor. Modern dönem Türk şiirini, şair aşklarını ve hayat hikâyelerini günümüz insanı ile buluşturan tiyatro oyununda seyirciler, Kerem Alışık ve Evrim Alasya’nın üst düzey performansıyla farklı duygu duraklarında kendilerine şiirden bir sığınak buluyor.

Devam

Sayın Yeni Dünya, Kasaya Lütfen! (Hikaye)| M. Sadi Karademir

Kırk beş yıldır ayakta -hiç oturmadan- duran benim gibi biri için zaman oldukça anlamsız bir şekilde akıyor. Dünyaya kazık çakmadım, aksine insanlar beni vitrinlerine bir kazık gibi çaktılar.

Çok olmadı buraya geleli, olsa olsa on yıl. Ve bu on yıl da ömrü kimine göre 400 yıl, kimine göre bin yıl olarak sayılan benim gibi biri için oldukça anlamsız bir süre. Fabrikadan üryan getirdiler beni buraya. Oramı buramı da örtmedi hayvan herifler. Kadınlara biraz daha töleranslılar sanıyorum bu konuda.  Benim diğer arkadaşlardan farkım var tabi, ben şu insan denen canlı varlığa onlardan çok daha fazla kafa yoruyorum. Ama derdimi anlatamıyorum kimseye. E çünkü ağzım sonsuza kadar kapalı.

Devam

“Heykele Fısıldayan Kadın” Tiyatro Oyunu İzmir’de Gösterime Devam Ediyor!

Yakın geçmişin en ilgi çekici sanatçılarından Camille Claudel’in hayatı, İzmir’de, Boyoz Akademi Sanat Merkezi’nde gösterime giren “Heykele Fısıldayan Kadın” oyunuyla hayat buluyor.

Heykele Fısıldayan Kadın, Camille Claudel’in yaşamına yaslanan, belgesel nitelikten ziyade, Camille Claudel’i sahne diliyle anlatan bir oyun. Tiyatro eseri, Camille’ın sesini tiyatro metninin satır aralarında seyirciye duyurmayı şiar ediniyor. Dram türündeki bu eserin yazan ve yöneten Bülent Aydoslu. Oyunun başrolünü ise başarılı oyuncu Buse Sevindik üstleniyor. Eserde rol alan diğer oyuncular ise Onur Çimen, Kemal Alkan, Damra Dinçer, Nazan Akın ve Bülent Aydoslu.

Aralık ayında gösterime giren oyun; İzmir / Boyoz Sanat Akademisi’nde, 2026’nın Ocak ve Şubat aylarında da gösterime devam edecek.

Devam

Tanpınar Okumaları: Psikolojik Mesafe| Büşra Can

Tanpınar, kendi imgelerini bir iç tutarlılıkla ortaya koyarken acaba kendi içinde bir mazmun yaratımı mı yaptı yoksa bu başka bağlamda değerlendirilmesi gereken bir konu mu? Tanpınar kendi sözcükleriyle sanki bir harita çizmiş gibidir. Bu harita kendi evrenini adeta canlı bir organizma kılar. Sözcükler türlü muhteva ve şekillere bürünür, birbirinden beslenir ve bir akış halindedir. Geçmiş, anda yeniden kurgulanır, yeniden üretilir ve her bir üretim yeni olmakla birlikte aynı anda geçmişe de aittir. Tanpınar’ın kelimelerinin mazmundan farkı, işte bu akışla ilgili.

Devam

“Töre, İlk Türk Medeniyetinin Adıdır.”|Dr. Öğretim Üyesi Ali Ahmetbeyoğlu İle Söyleşi

Türkiye’nin entelektüel hafızası temizsayfa.net, kültürel birikime katkı sağlamak amacıyla, Türkiye’nin önde gelen şairleri, yazarları, sanatçıları ve akademisyenleri ile söyleşiler gerçekleştiriyor. Bu kapsamda Temiz Sayfa’da bu ay, İslamiyet öncesi Türk tarihinin duayen isimlerinden İstanbul Üniversitesi Genel Türk Tarihi Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Dr. Ali Ahmetbeyoğlu ile Türk tarihinin temelleri üzerine kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdik. Söyleşi, başta Türk tarihi genelinde çalışma yapan tarihçiler, araştırmacılar, akademisyenler ve entelektüeller olmak üzere; tarih öğrencilerine, genç, yaşlı her yaştan tarih meraklılarına önemli bilgiler vererek, Türklerin tarihsel yolculuğuna kapsamlı bir çerçeve ve yol haritası çiziyor.

Devam

Yapay Zeka Şiir Yazabilir Mi?|M. Sadi Karademir

Hakikatin özüne, hangi şair tek başına düşünerek yaklaşabilmiştir? Şiir, bilimsel bilgiden ziyade, duyumsal ve sezgisel bir özellik taşır. İyi bir şiirde her kelimenin kendi başına yeni bir ruhu da vardır. Yapay zekânın, kelimeye ve mısraya güzel, yeni, çarpıcı bir anlam üfürecek bir nefesi yoktur.

Devam

Elemin Romantizmi: Marya|Hüseyin Ersavaş

Bir başkası için güzellik kaynağı olan, güzel olması yönüyle sevdiğini hatırlatabilecek her nesne şiir öznesi için elem vericidir. Yıldızlar, su, okyanus, yeryüzü… Çevresindeki her şey özneyi kahretmektedir. Öznenin nazarıyla yıldızlar hoyrattır, ay basit bir asma fenerdir, liman nankördür. Sadece bulunduğu mekana, şehire yabancı değil, Marya’nın bulunmadığı her yere, denize, göğe de yabancıdır. Bu yabancılık hali geçici bir durum da değildir, Marya baharda geleceğini söylemesine rağmen gelmemiştir ve gelmeyecektir.

Devam

Toplum Neden Şiire İhtiyaç Duyar| Bünyamin Yıldırım

Toplumların kendi tarihi ve her tarihin de kendi destanı vardır. İşte şiir, destanların sayfalarına nakşedilmiş sessiz bir mürekkeptir. T.S. Eliot Denemeler’de şiirin toplumsal, törel, siyasal ve dinsel gibi boyutlarının olduğunu ve şairin şiirinin, zamanı geçmesine rağmen hâlâ diri kalması gerektiğini savunur. Toplumun hafızası sıradan cümlelerle değil, tekrarlı ritimler ve metaforlarla örülüdür.

Devam

Ekenek Dergisinin 10. Sayısı Attilâ İlhan Dosyası İle Çıktı

Attila İlhan, doğumunun 100. yılı münasebetiyle edebiyat dergilerine, kültür sanat etkinliklerine, sempozyumlara, söyleşilere sıkça konu oluyor. Kültür, sanat ve edebiyat dergisi Ekenek de; sonbahar 2025 tarihli 10. sayısında Türk şiirinin büyük ismi Attilâ İlhan’ı doğumunun 100. yılında özel bir dosyayla selamlıyor.

Devam